Tag Archives for Caretta caretta

Dalyan

Dalyan : Saklı Cennet

Dalyan

Dalyan

90lı yıllara kadar sadece müdavimi olan az sayıda yabancı turist tarafından ziyaret edilen Muğla’nın Ortaça ilçesinin şirin beldesi Dalyan, Köyceğiz Gölü’nü Akdeniz’e kavuşturan kanallar üzerinde yer alıyor. Dünyanın dört bir yanından pek çok ziyaretçiyi ağırlamasına karşın, bozulmadan kalabilmiş ender yörelerden biri. Bunun nedeni Marmaris – Fethiye yolundan 12 km. içeride olması.
Beldenin en önemli geçim kaynaklarından biri turizm. Son yıllarda çok sayıda otel, pansiyon ve restoran hizmete açılarak, Dalyan’ı on binin üzerinde yatak kapasitesiyle bölgenin cazibe merkezi haline getirmiş. Yörenin dünyaca tanınmasını sağlayan asıl unsur ise, dev ‘Caretta Caretta’ kaplumbağalarının bilinen sekiz türünden ikisinin Dalyan kumsallarına yumurtalarını bırakması. Caretta’lar üreme dönemleri olan Mayıs-Ağustos ayları öncesinde, Dalyan deltasında yaklaşık beş kilometre uzunluğundaki İztuzu plajına geliyorlar. Dişi deniz kaplumbağaları, kumsalda açtıkları çukurlara yumurtalarını bırakıp üzerini kumla örterek denize dönüyorlar. İki ayı bulan kuluçka dönemi sonrasında yumurtadan çıkan yavrular, gece dolunayın ışığını takip ederek denize ulaşmaya çalışıyorlar. İztuzu kumsalı bu doğa harikası olayın mekanı olarak son derece bilinçli bir şekilde düzenlenmiş durumda. Kumsalda gece herhangi bir ışık kaynağının kullanılması, Caretta yavrularını yanıltıp denize varamadan ölümlerine neden olacağı düşüncesiyle yasaklanmış.

Dalyan

Dalyan

Gündüz plajda dolaşan görevlilerse, yerli ve yabancı turistleri bu konuda bilgilendirip olası yuvaları koruma altına alarak, kaplumbağa yumurtalarına zarar gelmesini engelliyorlar. Yumurtalardan yavruların çıktığı dönemlerde, akşam saat sekizden sabah gün ışıyana kadar plaja giriş yasaklanıyor. İztuzu sahiline Dalyan’dan kalkan dolmuş teknelerle ulaşabilirsiniz.

Dalyan

Dalyan

Dalyan’ın oluşmasının en önemli nedeni Köyceğiz gölü kuşkusuz. Dağlardan gelen coşkun sularla beslenen göl, fazla sularını on iki kilometrelik bir kanalla Akdeniz’e boşaltır. Göl sularının bu yolculuğu ilkbaharda yeşile, sonbaharda ise sarıya dönüşen sazlıklar arasından devam eder. Bazen insan boyunu aşan bu sazlıkları bir labirente benzetmek yanlış olmaz. Tekneler, düzenlenen trafikte hangi kanallardan devam edeceğini bilen deneyimli kaptanların kılavuzluğunda bir kuğu gibi süzülürler. Kanallar, Akdeniz’e ulaşmadan önce kumsalın bir bariyer gibi suların önünü kapatmasından dolayı Alagöl, Sülüngür ve Sülüklü isimli üç göl oluşturur. Altı kilometrelik kumsalın batı yakasındaki küçük bir boğazdan denize kavuşulur nihayet. Altın sarısı bu kumsalın doğu tarafı İztuzu, batı tarafı ise Dalyan plajı olarak adlandırılır.

Dalyan

Dalyan

Kanalın diğer yakasında Kaunos antik kenti yer alıyor. Mitolojik efsaneler bize kentin kuruluş öyküsünü şöyle anlatıyor; Miletos’un ikiz çocuklarından Byblis, ağabeyi Kaunos’a olan aşkına yanıt alamayınca intihar eder. Bu hazin olay sonrasında ceza olarak sürgüne gönderilen Kaunos, şimdiki Dalyan’ın bulunduğu Karia bölgesine gelerek kendi adını taşıyan bir kent kurar. Antik çağın en önemli şehirlerinden biri olan Kaunos’tan sur duvarları, agora, stoa, çeşme, hamam, tiyatro ve tapınak kalıntıları ulaşmış günümüze. Dalyan’dan kalkan teknelerle bir noktaya kadar gelip, sonrasında yürümek gerekiyor antik kente ulaşabilmek için. Kentin batısında yer alan ve M.Ö. 4. yüzyıla ait olduğu tahmin edilen Kaunos kaya mezarları ise, kartpostalları süsleyen güzellikleriyle Dalyan’ın simgesi olmuşlar adeta. Yamaçlardaki dik kaya bloklarına oyularak yapılmış mezarların krallara ya da soylu kişilere ait olduğu sanılıyor. En tepede yer alan Akropolis alanından Dalyan beldesi, Sülüngür gölü, sazlıklar arasındaki kanallar ve İztuzu kumsalından oluşan nefes kesici manzara mutlaka görülmeli.

Dalyan

Dalyan

Dalyan’da hayat tekne üzerinde geçiyor desek abartmış olmayız. Görülmesi gereken tüm detaylara ulaşım teknelerle sağlanıyor. Teknecilik ve balıkçılık neredeyse babadan oğula geçen bir meslek haline gelmiş. İztuzu plajına giden sazlık yol, labirent gibi kıvrımlarıyla tam bir doğa harikası. Yanınızdan geçen dönüş tekneleri, ya el sallayarak ya da düdüklerini çalarak mutlaka bir selam vereceklerdir size. Milyonlarca yıldan bu yana meydana gelen tektonik hareketlerle oluşan Dalyan deltası, dünyanın ender eko sistemlerinden biri sayılıyor. Sazlık olur da, konukları eksik olur mu hiç? Dalyan, tam bir kuş cenneti. Yüzlerce kuş türünün yaşam alanı ya da konaklama bölgesi olan sazlıklar, yerli ve yabancı kuş gözlemcilerinin de mekanı olmuş. Her yıl binlerce kuş meraklısı, bölgedeki canlı çeşitliliğini gözlemleyebilmek için Dalyan’a geliyor.

Dalyan

Dalyan

Dalyan

Dalyan

Dalyan denilince akla ilk gelenlerden biri de, şifalı çamur banyoları. Tekneyle ulaşılan ve beldeye yaklaşık 4 km. uzaklıkta yer alan banyolar, dünyanın dört bir yanından gelenlerce gençlik ve güzellik formülü olarak kullanılıyor. Yüz dahil olmak üzere tüm vücuda sürülen çamur, yaklaşık 45 dakika kadar beklendikten sonra soğuk suyla durulanıyor. Çamur kürünün ardından hemen yakındaki kaplıcanın sıcak kükürtlü sularına giriliyor.

Ölü hücrelerinden arındırıp derinin pürüzsüz bir hal alarak gerginleşmesini sağlayan çamur maskesi, ünlülerin de tercihi olmuş. Seyahat acentelerinin vitrinlerinde, Dustin Hoffman’dan Sting’e pek çok ünlünün burada çekilmiş fotoğraflarını görebilirsiniz. Şifalı çamurun marifetleri saymakla bitmiyor. Doğanın bu mucize kremi selülite de iyi geliyor. Sezonda günlük ortalama iki bin ziyaretçiyi ağırlayan çamur banyolarında, her yıl düzenlenen Caretta Caretta Festivali kapsamında bir de ‘Çamur Güzeli’ seçiliyor.

Dalyan

Dalyan

Beldeden tekneyle ulaşılan bir başka şifa kaynağıysa, sıcaklığı 40 dereceye ulaşan termal sularıyla Sultaniye kaplıcaları. İçeriğinde kalsiyum klorür ve kalsiyum sülfat bulunan kaplıca sularının, böbrek ve idrar yolları hastalıklarından romatizmaya, kadın hastalıklarından damar sertliğine kadar bir dizi rahatsızlığa iyi geldiği biliniyor. Rivayet o ki, kaplıcalara yürüyemeyecek durumda getirilen hastalar tedaviden sonra iyileşip ayağa kalkarlarmış. Dalyan’daki aktiviteler yukarıda saydıklarımızla sınırlı değil elbette. Son yılların gözde sporu, delta kanatlı uçaklarla Dalyan’ı gökyüzünden seyretmek. Yeşilin ve mavinin onlarca tonuyla renklenen suları, sazlıkların arasında süzülen teknelerin olağanüstü güzellikteki manzarasını yukarıdan izlemeye doyum olmaz. Araçlarla çıkılan Radar tepesinden de aynı manzarayı seyretmek mümkün. Baraj suları altında kalmayı bekleyen Akköprü’yü ziyaret edebilir, Yuvarlak Çay’da kendinize bir alabalık ziyafeti çekebilirsiniz.

Dalyan

Dalyan

Toparlar köyündeki şelalenin sularında serinlemek ve Dalaman çayında rafting ise yapılacak diğer etkinlikler arasında. Ölemez dağı eteklerindeki durgun Köyceğiz gölü ve kıyısındaki sakin kasaba, dinginlik arayanların en önemli mekanlarından biri. Gölün karşı yakasından Ekincik koyuna kadar devam eden 40 kilometrelik orman ve göl manzaralı yolculuk insanın içini ferahlatıyor.

Beş bin yıllık tarihi dokusu ve doğal güzellikleriyle Dalyan, beton yığını haline gelmiş tatil kentlerinden uzakta, doğanın koynunda dinlenmek isteyenleri ağırlayan saklı bir cennet.

Related Blogs

  • Related Blogs on Akköprü
  • Related Blogs on Akropolis
  • Related Blogs on Caretta caretta
  • Related Blogs on Muğla
  • Related Blogs on turist

Olympos (Olimpos)

Olympos (Olimpos)

Olimpos , Antalya’ya 100km. uzaklıkta, Caretta Caretta kaplumbağalarının yavrulama alanı olduğundan sit alanı olarak korunan, genellikle üniversite öğrencilerinin ve sırtçantalı Turistlerin tercih ettiği tatil köyü. Ağaç evleri, çadır mekanı olarak kullanılabilecek açık alanları, Likya Yolu üzerinde bulunması önemli özellikleridir. Beydağları – Olimpos Sahil Milli Parkı sınırları içinde yer alır.

Olimpos (Olympos)

Olimpos (Olympos)

Caretta caretta kaplumbağalarının yumurta bırakmaya uğradıkları dünyadaki ender sahillerden biri olan Olympos, el değmemiş doğallığı insanları büyülüyor.

Kamplumbağalar sebebiyle kumsalda ateş yakmak yasak olduğu gibi, kano ve yat turları, rafting gibi bir çok alternatif aktiviteyide siz misafirlerine sunuyor.

Coğrafi konumu açısından Kemer ve Adrasan arasında kalmakta. Antalyadan otobüs veya minibüslerle bu turizm yöresine ulaşım sağlayabilirsiniz.

Eğlence yerlerinide bünyesinde barındıran olympos doğal misafirleri sebebiyle yemek-içecek tarzı restaurantlarını sahilden 1 km kadar içerisinde barındırmakta.

Olympos ; El değmemiş güzelliğini göstermek için siz doğa hayranlarını bekliyor..

Caretta caretta kaplumbağaların yumurta bırakmaya geldikleri ender sahillerden biri de olympostur. Bu nedenle sahilde ateş yakmak yasaktır. Kumsalda kaplumbağa yumurta yuvaları metal kafeslerle korunuyor.

Olimpos (Olympos)

Olimpos (Olympos)

Olympos Hellenistik Devir’de kurulmuştur. M.Ö. 100’de Lykia birliğinin önde gelen ve üç oy hakkına sahip altı şehrinden birisi olmuştur. M.Ö. 78’de Roma komutanı Servilius Isaurieus Olympos’u korsanlardan temizleyerek şehri Roma topraklarına katmış, Roma dönemi sırasında hemen yakınındaki tabii gazların yandığı Çıralı’daki Demirci tanrı Hephaistos kültü ile büyük bir ün sahibi olmuştur. Bir Lykya kenti olan Khimaira(Yanartaş)’da, antikçağlardan bu yana hiç sönmeden yanan ateş, bir doğal gaz kaynağının çatlaklardan yeryüzüne çıkmasıyla oluşuyor. Eskiden daha güçlü olan ateş, zamanla küçük ama çok sayıda aleve dönüşmüş. Gündüz saatlerinde belli belirsiz olan alevleri akşam saatlerinde izlemek daha etkileyici olmaktadır. Ören yeri girişinden yaklaşık 20 dakikalık yürüyüşten sonra bu yanar taşların olduğu tepeye ulaşılmaktadır.

Olympos antik şehri
Olympos Hellenistik Devir’de kurulmuştur. M.Ö. 100’de Lykia birliğinin önde gelen ve üç oy hakkına sahip altı şehrinden birisi olmuştur. M.Ö. 78’de Roma komutanı Servilius Isauricus Olympos’u korsanlardan temizleyerek şehri Roma topraklarına katmış ve kent Roma dönemi öncesinde de bilinen tabii gazların yandığı Çıralı’daki Demirci tanrı Hephaistos kültü için inşa edilen açık hava sunaklarıyla da büyük bir ün sahibi olmuştur. Orta Çağın başlarında, M.S. 4., 5. yy yazılı kaynaklarından hıristiyanlaşan Olympos’un ilk piskoposlarına dair bilgi alınsa da kentin 7. yy’dan sonrası şimdilik karanlıktır. Kentte M.S 5. yy ile 7. yy arasına tarihlenebilecek 12 adet Bizans Kilisesi yer almaktadır ki, bu da Hıristiyanlığın ilk yıllarında Olympos’un önemli bir kent olduğunu göstermektedir. Venedik, Ceneviz ve Rodos şövalyelerinin Akdeniz’de varlığını hissettirdiği özellikle 14. yy sonrasında Olympos’un uğrak limanı olması akla yakındır. Kentin Osmanlıların deniz üstünlüğünü kurmalarından önce önemini kaybetmiş olması ise olasılık dahilindedir. Çünkü Antalya ve Alanya’nın Akdeniz Kıyılarındaki faaliyetlerinin yazılı ve arkeolojik olarak kanıtlanmasına rağmen Olympos’un Osmanlı Dönemine dair hiçbir veri bulunmamaktadır. Arkeolojik verilere dayalı olarak, Olympos’da kentsel faaliyetin 13. yy sonrasında sona erdiğini söylemek mümkündür. Olympos, içinden geçtiği dereciğin iki yanına yayılmıştır. Kumsaldan da görülen ve mezarların üzerinde bulunan yüksek tepe Olympos’un akropolü olarak adlandırılsa da bu alanda yalnızca orta çağ’a ait bir hisar yer almaktadır. Tepe üzerinde yapı kalıntıları hisar içindeki çok ve tek katlı sivil yapılara aittir. Bu tepeden bakıldığında Venedik misali ırmağın güzel görüntüsünü seyredebilirsiniz. Irmak, kenarlarına yapılan poligonal teknikteki duvarlarla kanal haline sokulmuş, iki yaka bugün de izlerini gördüğümüz, Roma döneminde olasılıkla açılır kapanır biçimde inşa edilmiş, payeleri taş örgü, gövdesi ahşap bir köprü ile birleştirilmiştir. Nehrin güney tarafında hemen kıyıda görülen kemerli yapı şehirde bulunan bir çok bazilikadan birisine aittir. Kentin bu bölümünde, bitki örtüsü nedeniyle çok zor gezilebilen Olympos’un tiyatrosu bulunur. Tiyatronun tonozlu paradosları, orkestraya ve çevreye dağılmış bezemeli mimari plastik parçaları burada tipik bir Roma Devri tiyatrosunun bulunduğunu gösterir. Tiyatro ile deniz arasında, doğuya doğru, sırasıyla Hellenistik dönem poligonal şehir duvarı, nehrin kenarındaki Büyük Hamam kalıntıları, ErkenBizansdönemi bazilikası ve bu bazilika ile organik bağlantısı bulunan küçük hamama ait yapı öğeleri görülür.

Olympos SIT alanı kapsamında olduğu için antik alan ve çevresinde yapılaşma yasaktır. Konaklama ağaç evlerde yapılır. Burası gezgincilerin en önemli durağıdır. Ayrıca bölge yakınlarındaki Beydağları Olympos Milli Parkı da dağcılıkla ilgilenenler için ideal bir bölgedir.

Yanartaş

Yanartaş

Yanartaş

Bir Lykya kenti olan Khimaira(Yanartaş)’da, antikçağlardan bu yana hiç sönmeden yanan ateş, bir doğal gaz kaynağının çatlaklardan yeryüzüne çıkmasıyla oluşuyor. Eskiden daha güçlü olan ateş, zamanla küçük ama çok sayıda aleve dönüşmüş. Gündüz saatlerinde belli belirsiz olan alevleri akşam saatlerinde izlemek daha etkileyici olmaktadır. Ören yeri girişinden yaklaşık 20 dakikalık yürüyüşten sonra bu yanar taşların olduğu tepeye ulaşılmaktadır.

Related Blogs

  • Related Blogs on antalya çıralı
  • Related Blogs on Caretta caretta
  • Related Blogs on çıralı
  • Related Blogs on Yanartaş