Tag Archives for Gezi

Milas

Milas

Milas

Bodrum / Milas

Anadolu’nun güneybatısında, bir zamanlar Karya uygarlığına ev sahipliği yapmış topraklarda, Muğla’nın Fethiye’den sonra ikinci büyük ilçesi Bodrum Milas’tayız.

Sodra Dağı’nın eteklerine kurulan ve antik çağda Karya’nın başkenti ünvanına sahip olan Milas’ın tarihi M.Ö. 1000 yıllarına kadar uzanmakta. Karya, Roma, Bizans, Selçuklu Menteşe Beyliği ve Osmanlı İmparatorluğu’nun egemenliği altında yaşanan üç bin yıllık bir kültür birikiminin izleri şehrin tüm dokusuna işlemiş.

Milas

Milas

Komşuları Alabanda ve Stratonikeia gibi Karya uygarlığının en önemli üç kentinden biri olan Mylasa, Bizans döneminde de psikoposluk merkezi olarak hizmet vermiş.

BEÇİN KALESİ

Milas

Milas

Kent girişindeki Beçin Kalesi ile başlıyoruz Milas gezimize. Milas-Ören yolundan sağa saptığımızda kalıntılara varıyoruz. Beçin ören yeri, sarp bir yamacın üzerindeki kale ve etrafı surlarla çevrili kentten oluşuyor. Bizans döneminde önemli bir yerleşim sayılmasa da, 13. yüzyılın ikinci yarısında bölgeyi egemenliği altına alan Menteşoğulları, savunulması kolay olduğu için hükümet merkezini Beçin’e taşımış. Barçın, Berçin ve Peçin gibi adlarla da anılan kentte Bizans kalıntılarının yanı sıra Ahmet Gazi Medresesi, Orhan Bey Camii, Yelli Cami, Karapaşa Medresesi, Büyük Hamam ve Bey Konağı gibi çok sayıda Türk dönemi kalıntıları da yer almakta.

Milas

Milas

Kubbesinin üzeri kurşunla kaplı olduğu için halk arasında Kurşunlu Cami olarak da anılan Firuzbey Cami, girişinde ve pencere üstlerinde yer alan kırmızı-beyaz taşları ve mükemmel taş işçiliğiyle görenleri hayran bırakıyor. 1394 yılında yapılan cami, dönemin Osmanlı mimarisinde çok görülen ‘ters T’ planıyla inşa edilmiş. Caminin cephesi Milas’ın batı yakasındaki Sodra Dağı’ndan getirtilen gök mermerlerle kaplandığı için Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde ‘Gök Cami’ olarak geçmekte.

ULU CAMİİ

Milas

Milas

Kentin bir diğer görkemli camisi ise, son Menteşe Beyi Ahmet Gazi tarafından 1378 yılında yaptırılan Ulu Cami. Cami duvarlarının inşaası sırasında bazı sütun parçaları, kaideler ve yazıtlar da duvarın içine yerleştirilmiş. Meraklı bir gözün dikkatinden kaçmayacak bu ayrıntılar, aynı topraklarda birbiri ardı sıra yaşayan farklı uygarlıkların bu coğrafyaya bıraktığı bir kültür mirası olarak belleklerdeki yerini alıyor.

BLABRANDA HERAKEIA, EUROMOS VE IASOS

Milas

Milas

Milas ve yakın çevresinde 27 antik kentin kalıntıları bulunuyor. Mutlaka görülmesi gerekenlerin arasında Labranda, Herakleia, Euromos ve Iasos’u sayabiliriz. Tarihçi Strabon, Iasos’ta geçen bir öyküyü şöyle aktarıyor: Birgün kentin tiyatrosunda bir müzisyen konser vermekteymiş. Konser sırasında kentin balık pazarının açıldığını bildiren çan sesi duyulmuş ve bütün dinleyiciler koşarak tiyatrodan ayrılmaya başlamış. Basamaklarda sadece yaşlı bir adam oturmaktaymış. Müzisyen ona doğru yaklaşarak ‘Bana ve sanatıma gösterdiğiniz saygı için teşekkür ederim. Çan sesini duyan diğerleri gibi bırakıp gitmediniz, konseri sonuna kadar dinlediniz’ demiş. ‘Ne, çan mı çaldı?’ diye haykırmış yaşlı adam, ‘Öyleyse izninizle’ diyerek balık pazarına doğru koşmaya başlamış.

GÜMÜŞ KESEN MEZAR ANITI

Milas

Milas

Tapınaklar ve anıtlar şehri Milas’ın sahip olduğu en görkemli eser hiç kuşkusuz Gümüşkesen Mezar Anıtı. Sodra Dağı’ndaki mermer ocaklarından çıkarılan gri-beyaz mermerlerle inşa edilen anıt, şekil itibariyle Bodrum’daki Mausoleum’a benziyor. Mezar anıtının tavanı gözalıcı güzellikte süslemelerle bezenmiş. Dikdörtgen mezar odasının üzerinde yükselen kare ve yuvarlak sütunların taşıdığı küçük piramit bir çatıdan ibaret olan yapı M.S. 2. yüzyıla tarihleniyor. Yine aynı zamanlarda inşa edilen Zeus Karios Mabedi’nin ise sadece upuzun sütunu kalmış günümüze. Korint başlıklı sütunun üzerinde her daim bulunan leylek yuvasından ötürü halk arasında Uzunyuva olarak da anılıyor Zeus Karios.

BALTALI KAPI

Milas

Milas

Antik dönemden günümüze ulaşan en önemli kalıntılardan biri, Mylasa kentinin kuzeydeki kapısı ‘Baltalı Kapı’. Adını kilit taşı üzerinde bulunan ve Karyalılar için kutsal bir sembol sayılan çift başlı balta figüründen almış. Kenti Labranda kutsal alanına bağlayan yolun başında yer alan 5×12 metre ölçülerindeki kapı, M.Ö. 1. yüzyıla tarihleniyor.

ÇÖLLÜOĞLU HANI

Yolumuz kentin kalbinin attığı yere, Arasta’ya düşüyor sabahın erken saatlerinde. Küçük esnaf henüz başlayan güne hazırlanıyor kapı önlerinde. Temizlik, daracık sokaklara taşan tezgahların yerleştirilmesi gibi hergün yapılan sıradan işlerle devam ediyor hayat çarşıda. Birazdan binlerce yıldan beri olagelen şeyler yinelenecek, mal ile para takas edilecek. Sokaklar adlarını bir zamanlar bu Arasta’ya hayat veren ustaların mesleklerinden almış : Demirciler Sokağı, Kunduracılar Sokağı… Milas Belediye binasının hemen yanında Çöllüoğlu Hanı’nın artık yıkılmaya yüz tutmuş duvarları yükseliyor. Arasta ile içiçe olan han 1719 yılında Abdülaziz Ağa tarafından yaptırılmış. Geniş bir avlunun etrafını çeviren iki katlı dörtgen yapının alt katı kemerli ve Osmanlı Hanları’nın tipik mimari özelliklerini yansıtıyor. Yakın bir zamanda restore edilerek turizme açılacağını öğreniyoruz bu heybetli yapının.

ÇOMAKDAĞ

Milas

Milas

Kentin tarihi dokusunu en iyi yansıtan Milas evleri koruma altına alınmış. Çoğunluğu 19. yüzyılda yapılan ve birer sanat eserini andıran bu evler özgün şekilli bacalarla süslenmiş. İki katlı, avlulu ve ahşap destekli çıkmaları sokağa taşan evlerin zemin katları genellikle kiler olarak kullanılırmış. Hisarbaşı Mahallesi’ndeki Hacı Ali Ağa Evi, Milas Belediyesi tarafından 2005 yılında aslına uygun olarak restore edilmiş. Ev iki katlı ve kare biçimli. Taş ve ahşabın uyumlu birlikteliği duvarlara ve cumbalara hayat vermiş. 20. yüzyılın başlarında ticaret için Milas’a gelen Avrupalı tüccarlar tarafından yaptırılan evlerin mimarisi biraz daha farklı. Macar yapı ustaları tarafından inşa edilen bu evler ‘Macar Evleri’ olarak anılıyor. Tarihi evlerin korunduğu bir diğer mekan da Milas yakınlarındaki Çomakdağ Köyü. Köylülerin kurduğu turizm derneği sayesinde el sanatlarını ve geleneksel köy düğünlerini de yaşatmaya çalışıyor Çomakdağ zamana inat.

HALICILIK

Halıcılık

Halıcılık

Türkmen boylarının en eski yerleşim bölgelerinden olan Milas’ın önemli geçim kaynaklarından biri halıcılık. Kendine özgü desenleri, dokuma biçimleri, renklerini veren doğal kök boyalarıyla dünyada haklı bir üne sahip Milas halıları. Çarşıdaki dükkanlarda kilim, halı ve seccadelerin en güzel örnekleri sergileniyor.

Milas’ta haftanın beş günü pazar kuruluyor ama bunların en ünlüsü civar ilçe ve köylerden de katılımın olduğu ve geçmişi 1800’lü yıllara dayanan Salı Pazarı. Ege bölgesinin ikinci büyük pazarı olduğu söylenen Milas pazarı öğleden sonra dağılıyor, mallarını satmaya gelen köylüler devlet dairelerinde ve bankalarda takip edecekleri işlere koşturuyorlar. Milas’ın nüfusu Salı günü artıyor, caddeler adeta bir bayram yerine dönüyor. Neler yok ki Salı pazarında. Envai çeşit ot ve peynir, hala elde yapılan çalı süpürgeleri, ağaç fidanları, Milas’ın el dokuma halı ve kilimleri… Bir rüya aleminde yolculuk yapar gibi saatlerce dolaşıyorum pazarın kurulduğu sokaklarda. Bu şirin ilçenin denize açılan kapıları konumundaki Ören ve Güllük, yazlıkçıların tercih ettiği önemli dinlence yerleri arasında. Henüz sakinliğinden birşey kaybetmemiş balıkçı kasabası görünümündeki bu sayfiye beldeleri, hızla gelişiyor şimdilerde. Adını ‘Rüzgarlar’ Aiolos’un soyundan gelen Mylasos’tan alan kent, geçmişini rüzgarlara savurmamak için direniyor şimdi. Yüzyıllara inat ayakta kalan taş evlerin fısıldadığı öyküler Arasta’nın dar sokaklarında yankılanıyor.

Mavi Bayraklı Plaj ve Marinalar

Türkiye’nin Mavi Bayraklı Plaj ve Marinaları

Marmaris

Marmaris

Üç yanı denizlerle çevrili olan Türkiye’nin; uluslararası kalite belgeli “Mavi Bayrak” Plaj ve marinaları turizmde önemli bir yer tutuyor.
Doğal güzellikleri ve uygun konaklama şartlarıyla deniz turizminin önemli bir merkezi haline gelen Türkiye’de; 2008 yılı itibariyle 250’den fazla Plaj ve Marina uluslararası “Mavi Bayrak” ödülüne layık görüldü.

Türkiye Çevre Eğitim Vakfı’nın (TÜRÇEV) Plaj ve Marina’lara verdiği “Mavi Bayrak” ödülü; çevresel faktörler, deniz suyunun temizliği ve hizmet ile güvenlik açısından toplam bir değerlendirme sonucunda belirleniyor. Mavi Bayrak, temiz, bakımlı, donanımlı, güvenli ve dolayısıyla uygar, sürdürülebilir bir çevrenin sembolüdür.

Çeşme

Çeşme

Mavi bayrak, 1987’de kurulan, merkezi Danimarka’da bulunan Avrupa Çevre Eğitim Vakfı (FEE) koordinasyonunda yürütülen uluslararası projelerden biri. Bir çevre ödülü olarak düşündüğümüz Mavi Bayrak, esasen Plaj ve Marina’lar için öngörülen uluslararası standartları belirlemektedir. Mavi Bayrak Avrupa’da 30 ülkede, dünya çapında ise toplam 42 ülkede uygulanıyor. TÜRÇEV, ülkemizi temsilen Avrupa Çevre Eğitim Vakfı üyesi olarak Mavi Bayrak’a hak kazanan Plaj ve Marinaları belirliyor. Aday Plaj ve Marinalar, önce ulusal jüri, daha sonra uluslararası jüri tarafından değerlendirilerek 1 yıllık bir süre için “Mavi Bayrak” ödülünü almaya hak kazanırlar. Plajlar için temel kriter; temiz deniz suyu, çevre eğitimi, bilgilendirme ve gerekli donanıma sahip iyi bir çevre yönetimi olarak sıralanabilir. Mavi Bayrak kriteri her yıl yenileniyor ve plajların kalitesi sürekli kontrol altında tutulmuş oluyor. Dünya turizminin artık daha bilinçli tercihlerle ve kaliteli seçimlerle yönlendirildiğini düşünürsek, Mavi Bayrak ödülünün ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlarız. İşte 2008 yılında Türkiye’nin Mavi Bayrak ödülünü almaya hak kazanan Plaj ve Marina’ları…

MERSİN

Silifke; Atakent (Mediterranean Otel, Altın Orfoz),
Yeşilovacık; (Mia Resorts Pinepark Holiday Club),
Taşucu; Taşucu (Intermot Boğsak Motel),
Erdemli; Kumkuyu (Olbios Marina Resort),
Bozyazı; Bozyazı (Anemurion Hotel)

ANTALYA

Water World Otel

Water World Otel

Merkez; Çalkaya (Lara Beach Otel, Saturn Palace Otel, Sherwood Resort Breezes Otel, Concerde Otel, Delphin Palace Otel, Fame Residence Otel, Delphin Diva Hotel), Muratpaşa (Miracle Resort Otel, Lara Barut Otel, Club Hotel Sera, Turist Beach, Karpuzkaldıran Kampı, Dedeman Otel, Divan Antalya Talya Otel), Büyükşehir (Konyaaltı II Beach Park, Konyaaltı III Beach Park, Konyaaltı IX Beach Park, Konyaaltı VII Beach Park), Konyaaltı (Konyaaltı IV Baki Grup, Konyaaltı V Baki Grup, Konyaaltı I Baki Grup, Konyaaltı VI Baki Grup, Konyaaltı VIII Baki Grup).

Alanya; Kargıcak (Kargıcak 1 Titan-Dinler, Kargıcak II First Class Hotel, Drita Hotel) Kestel (Sunset Beach Otel), Alanya (Keykubat, Damlataş, Kleopatra Doğu, Kleopatra Batı) Konaklı (Serapsu Otel, Royal Vikingen Resort) Türkler (Aydınbey Gold Dreams, Club Güneş Otel, Jasmin Garden, Manolya Otel), Avsallar (Avsallar II Justiniano Beach Hotel, Avsallar I Rubi Otel, Ulusoy Aspendos Hotel), İncekum (İncekum Joy Pegasos Hotels, İncekum Halk Plajı) Okurcalar (Water Planet, Okurcalar I Riva Club N, Arycanda Deluxe Resort, Club Justiniano, Justiniano Park Conti, Botanik Hotel, Mukarnas Resort, Delphin Deluxe Resort, Meryan Hotel).

Titreyen Göl - Sorgun

Titreyen Göl - Sorgun

Manavgat; Kızılot (Pemar Otel, Riva Costa Otel, Melia Beach Resort, Washington Resort, Lyra Resort) Manavgat (Club Ali Bey, Club Nena, Sunrise Resort, Turan Prince World, Silence Beach Resort, Majesty Palm Beach, Titreyengöl I Joy Nashira Otel, Titreyengöl II Magic Life Seven Seas, Joy Pegasos World, Blue Waters Hotels, Asteria Sorgun Hotel, Voyage Sorgun, Robinson Club Pamfilya, Turquoise Otel) Side (Sueno Hotels Beach Side, Side IV Side Star, Trendy Side Beach, Barut Cennet Acanthus Otel, Side II Side Asteria Otel, Side III Sunrise Queen Otel, Side I Side Grand Otel) Ilıca (Kumköy I Trendy Side Palm Beach, Kumköy II Terrace Otel, Papillon Muna), Evrenseki (Evrenseki I Xanthe Otel, Evrenseki II Monachus Hotels, Grand Art Side Hotel), Çolaklı (Kamelya World, Stone Palace, Alba Resort, Süral Resort, Sürel Otel, Süray Saray Otel, Riva Bella Otel, Golden Coast Hotel) Gündoğdu (Gündoğdu I Dionysos Hotels Spa&Resort, Gündoğdu III Amara Beach Resort Otel, Turan Prince Residence, Gündoğdu II Trendy Aspendos Beach Otel, Royal Atlantis, Vera Club Lindita Otel).

Seven Seas

Seven Seas

Magic Life Sirene

Magic Life Sirene

Serik; Boğazkent (Boğazkend I Vera Paraiso Hotel, Belek Beach Resort Hotel, Aydınbey Famous Hotel, Boğazkent II Club Victoria Hotel, Boğazkent II Crystal Family, Riva Donna, Vera Mare) Belek (Acısu I Xanadu Resort Hotel, Acısu II Gloria Golf Resort, Gloria Serenity, İleribaş IV Papillion Zeugma, İleribaş II Gloria Verde Hotel, Maritim Pine Beach, İleribaş III Papillion Aysha, Sillyum Hotel, İleribaş I Belek Halk Plajı, İskele IV Club Voyage Belek Select, İskele III Club Ali Bey Belek, İskele I Magic Life Water World Otel, İskele V Ela Quality Resort Otel), Kadriye (Taşlıburun IV Calista Otel, Attaleia Otel, Taşlıburun I Asteria Bellis, Papilon Belvil, Taşlıburun III Otium Zeynep Otel, Taşlıburun II Kadriye Halk Plajı, Üçkumtepesi IV Kempinski The Dome Hotel, Üçkumtepesi II IC Otel Santai, Magic Life Sirene, Üçkumtepesi III Bercelo Tat Beach, Adora Golf Resort, Üçkumtepesi I Club Megasaray Otel, Club Asteria Otel).

Kemer; Beldibi (Beldibi Atatürk Halk Plajı, Beldibi Rixos Otel, Antedeon De Luxe Otel, Catamaran Resort Hotel, Club Med Beldibi, Zigana Tatil Köyü, Amara Club Marine, Sungate Port Royal, Sea Gull Otel), Göynük (Mirada Delmar Otel, Ulusoy Kemer Holiday Club, Magic Life Kemer Otel, Göynük Halk Plajı, Kilikya Palace Otel, Fame Göynük Otel, Majesty Mirage Park, Club Phaselis Otel), Kemer (Palmiye Tatil Köyü, Grand Gül Otel, Rose Beach Residence, Palmet Resort Otel, Amara Wing Resort Otel, Alatimya Village Otel, Maxim Resort Otel, Kemer Resort Otel, Orange Country Resort, Grand Haber Otel, Fame Residence Hotel, Türkiz Otel, Ayışığı Plajı, Club Med Kemer, Kiriş Alinda Beach Otel, Kiriş Le Jardin Hotel), Çamyuva (Rixos Labada Otel, Ulusoy Fantasia Hotel, Elize Beach Hotel, Robinson Club Çamyuva), Tekirova (Pirates Beach, Marti Myra Otel, Phaselis Princess, Queens Park Resort, Corinthia Otel, Amara Dolcevita).

Kaş; Kaş (Küçükçakıl Çınarlar Plajı, Aquarius Otel), Kalkan (Patara Prince Resort, Kalamar Beach Club)

Fethiye

Fethiye

MUĞLA

Fethiye; Fethiye (Club Suncity, Çalıs Halk Plajı, Hillside Beach Club),
Ölüdeniz (Otel Meri, Kumburnu Halk Plajı).

Magic Life Sarıgerme iber otel

Magic Life Sarıgerme iber otel

Ortaca; Ortaca (Sardeç Plajı, Magic Life Sarıgerme İber Otel)
Marmaris; Marmaris (Magic Life Marmaris, Marmaris Halk Plajı, Maritim Hotel Grand Azur, Grand Yazıcı, Club Resort Select Maris, Green Platan, Martı Marina Plajı), İçmeler (Martı La Perla, Martı Resort, Aqua Otel, Munamar),
Turunç (Turunç Otel, Turunç Halk Plajı
Ula; Akyaka (Akyaka Halk Plajı)

Datça; Datça (Aktur Kamping, Aktur Tatil Sitesi, Aktur Kurucabük,
Karaincir Tatil Sitesi)
Bodrum; Yalıçiftliği (Valtur, Sea Garden I, Sea Garden II, Palmiye Tatil Köyü, Latanya Bodrum Beach Club, Kempinski Barbaros Bay, Club Ersan, Club Belizia Majesty), Bodrum (Wow Bodrum Resort, İsis Tatil Köyü, Torba Club Voyage, Milta Tatil Köyü (Işıl Club), Samara Otel, Kervansaray Otel, Etap Altınel), Bitez (Aktur, Ambrossia Otel, Bitez Yali (Halikarya)), Ortakent-Yahşi (Ortakent Light House Otel, Scala Beach), Turgutreis (Bağla Koyu Magic Life, Club Armonia, Turgutreis Günbatımı Plajı, Yelken Otel, Club Armonia Bodrum Evleri, Kadıkale Resort, Gümüşkaya Plajı, Yalıkavak Halk Plajı, Club Flipper, Piresen Halk Plajı), Gündoğan (Gündoğan Halk Plajı), Göltürkbükü (Club Voyage Türkbükü, Hekimköy Tatil Sitesi)

AYDIN

Didim; Akbük (Club Patio (Lookea Didim), Didim (Sahte Cennet), Oteller Önü Plajı, Medusa Beach Club, Altınkum Plajı, 3. Koy Plajı, Club Tarhan)

Kuşadası; (Prelude Otel, Efesia Otel, Tusan Beach Resort, Kuştur Club Tatil Köyü, Ömer Tatil Köyü, İmbat Hotel, Pine Bay Hotel, Kadınlar Denizi, Green Beach, Grand Blue Sky Hotel)

İZMİR

Menderes; Özdere (Orta Mahalle Plajı), Gümüldür (Denizatı Tatil Köyü, Club Yalı)
Selçuk; (Artemisia Ephesus Princess, Aqua Fantasy Club Hotel,
Richmond Ephesus Resort)
Çeşme; Alaçatı (Suzer Sun Dreams Hotel, Seaside Beach Club), Çeşme (Sheraton Hotel, Ontur Hotel, Ayasaranda Kerasus Hotel, Ilıca Hotel,
Paparazzi Plajı, Altınyunus Plajı)

Karaburun; (Akvaryum Plajı, Kuyucak Plajı)
Foça; Foça (Phokaia Hotel) Yenifoça (Pollen Tatil Köyü) Dikili (Kalem Adası, Kayra Plajı, Dikili Belediye Plajı)

Balıkesir Ayvalık

Balıkesir Ayvalık

BALIKESİR

Ayvalık; Ayvalık Belediye Plajı, Haliç Park Otel, Ortunç Hotel
Gömeç; Karaağaç (Güvercin Koyu, Martı Koyu, Gemiyatağı Koyu)
Burhaniye; Artemis Tatil Köyü, Club Orient, Öğretmenevleri Halk Plajı, Ören Talk Plajı
Edremit; Altınoluk (Antandros Halk Plajı, Altıner Otel)

ÇANAKKALE

Ayvacık; Eden Gardens

TEKİRDAĞ

Şarköy; Şarköy Belediye Plajı

YALOVA

Armutlu; Armutlu (İhlas Armutlu Tatil Köyü)

MAVİ BAYRAKLI MARİNALAR

Marina

Marina

Antalya; Kemer (Kemer Türkiz Marina), Finike (Setur Finike Marina)
Muğla; Fethiye (Ece Marina), Fethiye-Göcek (Port Göcek Marina), Marmaris (Netsel Marina, Akdeniz Martı Marina), Bodrum (Milta Marina), Turgutreis (D-Marin Turgutreis), Yalıkavak (Port Bodrum Yalıkavak)
Aydın; Kuşadası (Setur Kuşadası Marina)
Balıkesir; Ayvalık (Setur Ayvalık Marina)
İstanbul; Kadıköy (Setur Amiral Fahri Korutürk Fenerbahçe ve Kalamış Marinaları), Bakırköy (Ataköy Marina)

Related Blogs

  • Related Blogs on Avsallar
  • Related Blogs on Bozyazı
  • Related Blogs on çevre
  • Related Blogs on eğitim
  • Related Blogs on Erdemli
  • Related Blogs on Evrenseki
  • Related Blogs on Gezi
  • Related Blogs on ılıca
  • Related Blogs on Kadriye
  • Related Blogs on Konaklı
  • Related Blogs on Konyaaltı

Şirince

Şirince

Şirince

Şirince

İzmir’in Selçuk ilçesine bağlı Şirince köyünün adı nereden gelir diye merak edenler için hikaye şöyle başlıyor. Rivayete göre 19. yüzyılda toprak sahibinin azat ettiği Rum aileler yerleştirilmiş buraya. ‘Köyünüz güzel mi?’ diye sorulunca fazla kimse gelmemesi için ‘Çirkince’ diye yanıtlamış köylüler.O zamandan beri ‘Çirkince’ diye anılan köyü Cumhuriyet’in ilk yıllarında dönemin İzmir Valisi Kazım Dirik ziyaret etmiş. ‘Türkler bu yöreye geldikleri sırada, bugünkü yerleşimin yerinde Kırkınca (Kyrkindje, Kirkindsche, Kirkidje) adlı bir köyün var olduğu ve köydeki ilk yerleşimin 5. yüzyıla kadar uzandığı bilinmekte.

Çam ormanlarıyla kaplı tepelerin kuşattığı Şirince, İzmir’in Selçuk ilçesine sekiz kilometre uzaklıkta. Çocukluğu buralarda geçen Yunanlı yazar Dido Sotiriyu “Benden Selam Söyle Anadolu’ya” adlı kitabında, “Şu yeryüzünde cennet diye bir yer varsa, bizim Kırkınca (Şirince) o cennetin bir parçası olsa gerekti” diyor. Gerçekten de öyle. Sayıları gün geçtikçe azalsa da zeytinlikler, üzüm bağları, incir ve mandalina bahçeleri arasından yüzünü gösteren bir güzel köy Şirince.

Şirince

Şirince

Denizden yüksekte, çanak biçimli bir vadinin doğu ve güney yamaçlarına kurulan köye vardığımızda eski Rum evleri hemen dikkatimizi çekiyor. Zamanın yıpratıcı etkilerine rağmen iyi korunarak günümüze kadar gelen taş evler,

Arnavut kaldırımı sokaklar ve köy meydanındaki koca çınar ağacı, Şirince’ye kendine özgü karakterini kazandıran ayrıntılardan birkaçı sadece. Tepedeki Restaurant’ların kibrit kutusu gibi yan yana dizilmiş evlerin manzarasını izlemek doyumsuz bir keyif. Aşağılara yaklaştıkça sokak araları çağırıyor insanı. Ayrıntıları, onca yılın bu coğrafyada bıraktığı izleri bir çırpıda anlamak mümkün değil. Evlere yakından baktığımda görüyorum saçak altı ve pencere kenarı süslemelerini.
Kuş, çiçek, yaprak ve dal motifleri özenle işlenmiş ve pastel renklerle boyanmış bir tablo gibi. Bahçeler ve balkonlar henüz açmış kırmızı, beyaz ve pembe çiçekleriyle bu tabloyu tamamlıyorlar.

Şirince

Şirince

Osmanlı Dönemi’nde Şirince incir ve tütün ihracatının merkezi konumundaymış. Dönemin en büyük incir tüccarları bu köyde yetişirmiş. Güneşinden mi yoksa toprağından mı, kim bilir nasıl ballanıyordur incirler dallarda? Günümüzde Şirince’nin ekonomisi bağcılık, şarapçılık ve zeytine dayanıyor ağırlıklı olarak. Şeftali, incir, elma, ceviz ve mandalina yetiştirilse de, turizm son yılların en gözde sektörü haline gelmiş. Köydeki eski Rum evleri onarılıp pansiyon olarak hizmete açılmakta. Taş ve ahşap kullanılarak yapılan ve çok sayıda penceresiyle kendine özgü bir karaktere bürünen Şirince evlerinin sayısı iki yüz civarında. Alt katlar depo veya ahır olarak, üst katlar ise ikamet etmek için kullanılırmış eskiden. Üst katlar, ahşapla desteklenen cumba benzeri çıkmalar vasıtasıyla alt katların üzerine oturtulmuş. Daha uzun yıllar ayakta kalmalarını sağlamak için sahiplerinden çok yerel yönetimlerin katkıları gerekiyor. Şirince köyü ve çevresi bu nedenle Anıtlar Kurulu tarafından SİT alanı ilan edilmiş.

Efes antik kentine yakın olmasının avantajını kullanan Şirince, turizmden hak ettiği payı zamanla artan bir biçimde almakta. Dünyanın dört bir yanından Efes harabelerini görmek için Selçuk ilçesine akın eden turistler Şirince’yi de mutlaka ziyaret ediyorlar. Tatilden alınacak keyfin sadece ‘deniz, kum, güneş’ üçlüsünden ibaret olmadığının farkına varan çok sayıda gezginin favori mekanı olmuş Şirince. Dinlencenin yanı sıra aktivite de arayanların, bağbozumu şenlikleri ya da zeytin hasadı zamanında buralara gelmelerini öneririz. Şirince köyü muhtarlığı üzüm ve şaraplarını meraklıların beğenisine sunmak için, her yıl Ekim ayında ‘Bağbozumu Şenliği ve Şarap Festivali’ düzenliyor. Şirince’nin müdavimleri sadece ‘turistler’ değil elbette. Mübadele yıllarında evlerini, bağlarını, bahçelerini bırakıp buralardan göçmek zorunda kalan ailelerin yeni nesil üyeleri de sık sık ziyaret ediyorlar bir zamanlar atalarının yaşadıkları yerleri.

Şirince

Şirince

Heybetli çınar ağacının gölgesinde biraz soluklanıp çarşıya doğru yöneliyoruz. Dükkanların ve restoranların sıralandığı yolda onlarca değişik tür ve tatta ev şarabı, adaçayı, kekik ve mis kokulu ev yapımı sabunların arasında dolaşıyoruz. Neler yok ki bu tezgahlarda; salçalar, pekmezler, tarhanalar, kuru incirler… Şirince’nin sofra şarapları dünyaca ünlü. Satın almadan önce istediğiniz şarabın tadına bakmanız mümkün. Ayrıca meyve şarapları da var ki, her birinin lezzeti ayrı. Vişne, elma, çilek, kavun gibi suyu çıkan her meyvenin şarabının yapılabildiğini öğreniyoruz. Sokak tezgahının önünde dantelini işleyen teyze papatyadan ördüğü bir tacı başıma takıyor. Ortalık öğle sonu sessizliğine gömülmüş. Herkes bir ağaç altı bulmuş kendine, dinlenmeye çekilmiş. Yazma, yün eldiven ve çorap satılan ahşap barakalarda her zaman olduğu gibi yine köyün kadınları iş başında. El emeği göz nuru ürünlerini sergiliyorlar. Acıkmışız belli, mis gibi gözlemelerin kokusu geliyor burnumuza. Kimi evlerin bahçeleri ve avluları gözleme evi olarak düzenlemiş. İçerideki taş fırında pişirilecek gözlemeler hemen önümüzde taze taze açılıp çeşitli otlar ve peynirle dolduruluyor. Yanında bir de ayran olunca öğlen yemeği keyifli bir şölen olup çıkıyor. Yöreye özgü zeytinyağını görünce, ‘dostlara bundan güzel hediye mi olur’ diyerek birkaç şişe satın alıyoruz. Adeta bir açık hava müzesine benzeyen Şirince’de Rumlardan kalma iki kilise var. Aziz Yohannes (Vaftizci Yahya) kilisesi, Efes Müzesi öncülüğünde Amerikan Enstitüsü tarafından onarılarak ziyarete açılmış.

19. yüzyılda yaptırılan ve bir dönem cami olarak da kullanılan Ayasosti kilisesi ise harap durumda ne yazık ki. Kitabesi günümüze kadar ulaşmadığı için gerçek ismi bilinmeyen ve ‘ahşap tonozlu kilise’ olarak anılan yapının duvarlarındaki fresklerde bulunan on iki havari resimlerinin bir kısmı korunabilmiş. Sıvaları parça parça dökülmüş, etrafında keçiler otluyor ve bir tarih hazinesi bakımsızlığın kollarına terk edilmiş duruyor öylece. Yokuşlu dar sokaklara akşam alacası iniyor. Bin bir çeşit meze ve çöp kebabının enfes lezzetiyle donatılmış bir akşam sofrasının ardından pansiyonumuza dönüyoruz. Günlerdir ilk defa gecenin sessizliği eşliğinde huzurlu bir uykuya dalıyorum. Sabah gün ışığıyla birlikte kuş sesleri odaya doluyor. Uzaklardan geç kalmış bir horozun ötüşü duyuluyor.

Şirince

Şirince

Tatil yörelerinde alışık olduğumuz araba ve korna gürültüleri, satıcıların bağırtıları yok burada, doğanın sesleriyle baş başayız. Ev yapımı reçeller, birkaç çeşit peynir ve zeytin, tereyağı, bal, köy yumurtası ve tahin pekmezli kahvaltı sofrası güne iyi bir başlangıç yapmamızı sağlıyor. Fırından yeni çıkmış köy ekmeğinin tadı damağımda kalıyor. Günübirlik gezilerle çevreyi dolaşmaya karar veriyoruz. Şirince-Selçuk yolu üzerindeki Sütini Mağarası ilk durağımız. Yaklaşık yetmiş metre derinlikteki mağaranın girişinde Hristiyan azizlerine ait kaybolmaya yüz tutmuş freskler yer alıyor. Yol üzerinde Bizans döneminde St. Jean Kilisesi’ne su getirmek üzere inşa edilen su kemerlerini görüyoruz. Uzun bir su kanalı sisteminin parçası olan bu kemerler oldukça iyi korunmuş durumda. Efes antik kenti, yılda ortalama 1.5 milyon kişinin ziyaret ettiği bir mekan olarak ülke turizminin bel kemiği konumunda. Efes Müzesi ise, sahip olduğu zenginlikler açısından Türkiye’nin en önemli müzesi olan Topkapı’dan sonra ikinci sırayı alıyor. Selçuk ilçesi ve Meryemana Evi, buraya kadar gelip de ziyaret etmeden dönmemeniz gereken yerler arasında.

Yıllar sonra eski bir dostla karşılaşmış gibi sevineceksiniz Şirince’yi görünce. Size unutulmuş zamanlardan tanıdık sesler ve kokular getirecek. Adı gibi güzel ve sakin bir köyde geçireceğiniz huzur dolu günlerin ardından, buralardan ayrılmak biraz zor olsa gerek.

Related Blogs

  • Related Blogs on ayasosti
  • Related Blogs on enstitü
  • Related Blogs on Gezi
  • Related Blogs on hrıstiyan
  • Related Blogs on köy yumurtası
  • Related Blogs on peynir
  • Related Blogs on şenlik

Budapeşte Gezisi Budapeşte Gezilecek Yerler

Budapeşte Gezisi Budapeşte Gezilecek Yerler

Budapeşte’ye gittiğinizde mutlaka Tuna Nehri boyunca yürüyecek, tarihin akışını hisedecek ve harika manzaralarla karşılaşacaksınız. Peşte tarafında binaların arasında uzayıp giden bir yaya yolu var. Sağlı sollu kafe ve dükkanlarla cıvıl cıvıl klasik bir turist mekanı. Şehrin güzel yanı bunun gibi şenlikli insanların dolaştığı yiyip içtiği birçok mekanı var. Tuna Nehri’nin kuzeyinde Margaret Adası var. Ada yemyeşil ve şehrin kocaman birkaç parkından biri. Adanın içinde yüzme havuzları, spor tesisleri, 1-2 otel ve hatta Roma kalıntıları var. Çoluk çocuk haftaiçi olmasına rağmen çimlere yayılmış, kimi güneşleniyor, kimi oyun oynuyor, kimi spor yapıyor, doğanın tadını çıkarıyor. Budapeşte hakkında daha fazla bilgi almak için arşivimize göz atın.

Related Blogs

  • Related Blogs on Budapeşte
  • Related Blogs on Gezi
  • Related Blogs on Tuna
  • Related Blogs on turist

Trabzon’da Gezilecek Yerler Gezi Rehberi

Trabzon’dan yörenin en iyi korunmuş, denizden tepelere kadar uzanan Trabzon Kalesi’ni gezmeden, şehrin 7 km güneybatısında 19. yüzyıl sivil mimari örneğiyle yapılmış ve Trabzon halkının Atatürk’e bir hediyesi olan Atatürk Köşkü’nü ziyaret etmeden, Fatih veya İrena Kulesi olarak bilinen ve Cephanelik olarak kullanılan mekanı görmeden, Yayla Şenlikleri sırasında Trabzon’a gelirseniz festivale katılmadan, kışın Trabzon’a geldiyseniz, Sümela Manastırı’nı kar altında görmeden asla dönmeyin.

Related Blogs

  • Related Blogs on Gezi
  • Related Blogs on Gezi Rehberi
  • Related Blogs on gezilecek
  • Related Blogs on Rehberi
  • Related Blogs on Trabzon