Tag Archives for Tatil

Bayram Tatili

Bayram Tatili

şeker bayramı

şeker bayramı

Ramazan Bayramı’na çok sayılı günler kala otellerin bir çoğu rezervasyon almaya başladı. Şeker bayramı bu sene sebebiyle Otobüs firmalarının satışlarını da hareketlendiren Ramazan Bayramı bu yıl da hareketli geçecek gibi.  Bayram tatili için bankalar bayram kredisi çıkartmak için kolları sıvadı. Birçok firma bizlere bayram mesajları yolladı. Bayram mesajları yollayan herkese teşekkürler. Ramazan tatilinin hemen arkasından okullar açılacak.  Bu sene şeker bayramı yani Ramazan Bayramı’nda gidilebilecek en güzel tatil otelleri ve tatil köyleri hakkında bilgi sahibi olmak için arşivimize göz atabilirsiniz. Sitemizde ramazan bayramında gidebilecek olduğunuz bir çok tatil köyü bulunmakta. Kurban Bayramı için de bu tatil köyü ve otel arşivimize bakabilirsiniz.
Herkese iyi bayramlar. Bayramınız mübarek olsun. İyi tatiller!

Şirince

Şirince

Şirince

Şirince

İzmir’in Selçuk ilçesine bağlı Şirince köyünün adı nereden gelir diye merak edenler için hikaye şöyle başlıyor. Rivayete göre 19. yüzyılda toprak sahibinin azat ettiği Rum aileler yerleştirilmiş buraya. ‘Köyünüz güzel mi?’ diye sorulunca fazla kimse gelmemesi için ‘Çirkince’ diye yanıtlamış köylüler.O zamandan beri ‘Çirkince’ diye anılan köyü Cumhuriyet’in ilk yıllarında dönemin İzmir Valisi Kazım Dirik ziyaret etmiş. ‘Türkler bu yöreye geldikleri sırada, bugünkü yerleşimin yerinde Kırkınca (Kyrkindje, Kirkindsche, Kirkidje) adlı bir köyün var olduğu ve köydeki ilk yerleşimin 5. yüzyıla kadar uzandığı bilinmekte.

Çam ormanlarıyla kaplı tepelerin kuşattığı Şirince, İzmir’in Selçuk ilçesine sekiz kilometre uzaklıkta. Çocukluğu buralarda geçen Yunanlı yazar Dido Sotiriyu “Benden Selam Söyle Anadolu’ya” adlı kitabında, “Şu yeryüzünde cennet diye bir yer varsa, bizim Kırkınca (Şirince) o cennetin bir parçası olsa gerekti” diyor. Gerçekten de öyle. Sayıları gün geçtikçe azalsa da zeytinlikler, üzüm bağları, incir ve mandalina bahçeleri arasından yüzünü gösteren bir güzel köy Şirince.

Şirince

Şirince

Denizden yüksekte, çanak biçimli bir vadinin doğu ve güney yamaçlarına kurulan köye vardığımızda eski Rum evleri hemen dikkatimizi çekiyor. Zamanın yıpratıcı etkilerine rağmen iyi korunarak günümüze kadar gelen taş evler,

Arnavut kaldırımı sokaklar ve köy meydanındaki koca çınar ağacı, Şirince’ye kendine özgü karakterini kazandıran ayrıntılardan birkaçı sadece. Tepedeki Restaurant’ların kibrit kutusu gibi yan yana dizilmiş evlerin manzarasını izlemek doyumsuz bir keyif. Aşağılara yaklaştıkça sokak araları çağırıyor insanı. Ayrıntıları, onca yılın bu coğrafyada bıraktığı izleri bir çırpıda anlamak mümkün değil. Evlere yakından baktığımda görüyorum saçak altı ve pencere kenarı süslemelerini.
Kuş, çiçek, yaprak ve dal motifleri özenle işlenmiş ve pastel renklerle boyanmış bir tablo gibi. Bahçeler ve balkonlar henüz açmış kırmızı, beyaz ve pembe çiçekleriyle bu tabloyu tamamlıyorlar.

Şirince

Şirince

Osmanlı Dönemi’nde Şirince incir ve tütün ihracatının merkezi konumundaymış. Dönemin en büyük incir tüccarları bu köyde yetişirmiş. Güneşinden mi yoksa toprağından mı, kim bilir nasıl ballanıyordur incirler dallarda? Günümüzde Şirince’nin ekonomisi bağcılık, şarapçılık ve zeytine dayanıyor ağırlıklı olarak. Şeftali, incir, elma, ceviz ve mandalina yetiştirilse de, turizm son yılların en gözde sektörü haline gelmiş. Köydeki eski Rum evleri onarılıp pansiyon olarak hizmete açılmakta. Taş ve ahşap kullanılarak yapılan ve çok sayıda penceresiyle kendine özgü bir karaktere bürünen Şirince evlerinin sayısı iki yüz civarında. Alt katlar depo veya ahır olarak, üst katlar ise ikamet etmek için kullanılırmış eskiden. Üst katlar, ahşapla desteklenen cumba benzeri çıkmalar vasıtasıyla alt katların üzerine oturtulmuş. Daha uzun yıllar ayakta kalmalarını sağlamak için sahiplerinden çok yerel yönetimlerin katkıları gerekiyor. Şirince köyü ve çevresi bu nedenle Anıtlar Kurulu tarafından SİT alanı ilan edilmiş.

Efes antik kentine yakın olmasının avantajını kullanan Şirince, turizmden hak ettiği payı zamanla artan bir biçimde almakta. Dünyanın dört bir yanından Efes harabelerini görmek için Selçuk ilçesine akın eden turistler Şirince’yi de mutlaka ziyaret ediyorlar. Tatilden alınacak keyfin sadece ‘deniz, kum, güneş’ üçlüsünden ibaret olmadığının farkına varan çok sayıda gezginin favori mekanı olmuş Şirince. Dinlencenin yanı sıra aktivite de arayanların, bağbozumu şenlikleri ya da zeytin hasadı zamanında buralara gelmelerini öneririz. Şirince köyü muhtarlığı üzüm ve şaraplarını meraklıların beğenisine sunmak için, her yıl Ekim ayında ‘Bağbozumu Şenliği ve Şarap Festivali’ düzenliyor. Şirince’nin müdavimleri sadece ‘turistler’ değil elbette. Mübadele yıllarında evlerini, bağlarını, bahçelerini bırakıp buralardan göçmek zorunda kalan ailelerin yeni nesil üyeleri de sık sık ziyaret ediyorlar bir zamanlar atalarının yaşadıkları yerleri.

Şirince

Şirince

Heybetli çınar ağacının gölgesinde biraz soluklanıp çarşıya doğru yöneliyoruz. Dükkanların ve restoranların sıralandığı yolda onlarca değişik tür ve tatta ev şarabı, adaçayı, kekik ve mis kokulu ev yapımı sabunların arasında dolaşıyoruz. Neler yok ki bu tezgahlarda; salçalar, pekmezler, tarhanalar, kuru incirler… Şirince’nin sofra şarapları dünyaca ünlü. Satın almadan önce istediğiniz şarabın tadına bakmanız mümkün. Ayrıca meyve şarapları da var ki, her birinin lezzeti ayrı. Vişne, elma, çilek, kavun gibi suyu çıkan her meyvenin şarabının yapılabildiğini öğreniyoruz. Sokak tezgahının önünde dantelini işleyen teyze papatyadan ördüğü bir tacı başıma takıyor. Ortalık öğle sonu sessizliğine gömülmüş. Herkes bir ağaç altı bulmuş kendine, dinlenmeye çekilmiş. Yazma, yün eldiven ve çorap satılan ahşap barakalarda her zaman olduğu gibi yine köyün kadınları iş başında. El emeği göz nuru ürünlerini sergiliyorlar. Acıkmışız belli, mis gibi gözlemelerin kokusu geliyor burnumuza. Kimi evlerin bahçeleri ve avluları gözleme evi olarak düzenlemiş. İçerideki taş fırında pişirilecek gözlemeler hemen önümüzde taze taze açılıp çeşitli otlar ve peynirle dolduruluyor. Yanında bir de ayran olunca öğlen yemeği keyifli bir şölen olup çıkıyor. Yöreye özgü zeytinyağını görünce, ‘dostlara bundan güzel hediye mi olur’ diyerek birkaç şişe satın alıyoruz. Adeta bir açık hava müzesine benzeyen Şirince’de Rumlardan kalma iki kilise var. Aziz Yohannes (Vaftizci Yahya) kilisesi, Efes Müzesi öncülüğünde Amerikan Enstitüsü tarafından onarılarak ziyarete açılmış.

19. yüzyılda yaptırılan ve bir dönem cami olarak da kullanılan Ayasosti kilisesi ise harap durumda ne yazık ki. Kitabesi günümüze kadar ulaşmadığı için gerçek ismi bilinmeyen ve ‘ahşap tonozlu kilise’ olarak anılan yapının duvarlarındaki fresklerde bulunan on iki havari resimlerinin bir kısmı korunabilmiş. Sıvaları parça parça dökülmüş, etrafında keçiler otluyor ve bir tarih hazinesi bakımsızlığın kollarına terk edilmiş duruyor öylece. Yokuşlu dar sokaklara akşam alacası iniyor. Bin bir çeşit meze ve çöp kebabının enfes lezzetiyle donatılmış bir akşam sofrasının ardından pansiyonumuza dönüyoruz. Günlerdir ilk defa gecenin sessizliği eşliğinde huzurlu bir uykuya dalıyorum. Sabah gün ışığıyla birlikte kuş sesleri odaya doluyor. Uzaklardan geç kalmış bir horozun ötüşü duyuluyor.

Şirince

Şirince

Tatil yörelerinde alışık olduğumuz araba ve korna gürültüleri, satıcıların bağırtıları yok burada, doğanın sesleriyle baş başayız. Ev yapımı reçeller, birkaç çeşit peynir ve zeytin, tereyağı, bal, köy yumurtası ve tahin pekmezli kahvaltı sofrası güne iyi bir başlangıç yapmamızı sağlıyor. Fırından yeni çıkmış köy ekmeğinin tadı damağımda kalıyor. Günübirlik gezilerle çevreyi dolaşmaya karar veriyoruz. Şirince-Selçuk yolu üzerindeki Sütini Mağarası ilk durağımız. Yaklaşık yetmiş metre derinlikteki mağaranın girişinde Hristiyan azizlerine ait kaybolmaya yüz tutmuş freskler yer alıyor. Yol üzerinde Bizans döneminde St. Jean Kilisesi’ne su getirmek üzere inşa edilen su kemerlerini görüyoruz. Uzun bir su kanalı sisteminin parçası olan bu kemerler oldukça iyi korunmuş durumda. Efes antik kenti, yılda ortalama 1.5 milyon kişinin ziyaret ettiği bir mekan olarak ülke turizminin bel kemiği konumunda. Efes Müzesi ise, sahip olduğu zenginlikler açısından Türkiye’nin en önemli müzesi olan Topkapı’dan sonra ikinci sırayı alıyor. Selçuk ilçesi ve Meryemana Evi, buraya kadar gelip de ziyaret etmeden dönmemeniz gereken yerler arasında.

Yıllar sonra eski bir dostla karşılaşmış gibi sevineceksiniz Şirince’yi görünce. Size unutulmuş zamanlardan tanıdık sesler ve kokular getirecek. Adı gibi güzel ve sakin bir köyde geçireceğiniz huzur dolu günlerin ardından, buralardan ayrılmak biraz zor olsa gerek.

Related Blogs

  • Related Blogs on ayasosti
  • Related Blogs on enstitü
  • Related Blogs on Gezi
  • Related Blogs on hrıstiyan
  • Related Blogs on köy yumurtası
  • Related Blogs on peynir
  • Related Blogs on şenlik

Bodrum Gökçebel Tatil Köyü

Bodrum Gökçebel Tatil Köyü

KONUM : 7.000 m² alan üzerine kurulu Gökçebel Tatil Köyü; denize sıfır, Bodrum merkeze 20 km. , havaalanına ise 50 km mesafede yer almaktadır.

Bodrum Gökçebel Tatil Köyü

Bodrum Gökçebel Tatil Köyü

TESİS : 60 Odalı Gökçebel Tatil Köyü’nde; 1 adet açık yüzme havuzu, 1 adet çocuk havuzu, 2 adet bar, açık-kapalı restoran, snack bar ve disco bulunmaktadır.

KLİMA : Tesis Split klima sistemine sahip olup saat ve kullanım kısıtlandırması bulunmamaktadır.

ODA : 1995 Yılında hizmete giren Gökçebel Tatil Köyü, 2002 yılında genel bakım ve onarımdan geçirilmiştir. Odalar ve genel mekanları yenilenmiştir. 25 m² genişliğindeki standart odalarında; TV, minibar ( boş ), saç kurutma makinesi ( fön ), split klima, telefon, seramik zemin ve duş bulunmaktadır.

PLAJ : Otelin 150 metre uzunluğunda kumsal-çakıl plajı bulunmaktadır.

ÜCRETSİZ : Masa tenisi, resepsiyonda emanet kasası

ÜCRETLİ : Snack Bar

ÇOCUK : 1 adet çocuk havuzu

NOTLAR : Evcil hayvan kabul edilmiyor.

ULAŞIM :

Adres : Gökçebel Köyü, Yalıkavak,Bodrum 48430 TURKIYE
Tel : +90 252 386 3233
Tel : +90 252 386 3935
Faks : +90 252 386 3618
E-mail : info@gokcebel.info

Related Blogs

  • Related Blogs on Bodrum
  • Related Blogs on çakıl
  • Related Blogs on Havaalanı
  • Related Blogs on kumsal
  • Related Blogs on Minibar

Bodrum’da Yaz Sezonu Tam Gaz

Bodrum’da Yaz Sezonu Tam Gaz
Merhaba arkadaşlar. Geçtiğimiz hafta Tatil Köyü sitesi olarak Bodrum Turgutreis’teydik ve gördüğümüz manzara karşısında şaşırdık, zira her yer ana baba günüydü. Özellikle Turgutreis’in sahilindeki ve Gümüşlük’teki balıkçılarda boş masa bulmak çok zordu. Gümüşlük’ü mutlaka görmeniz gerek. Tavşan Adası manzaralı restaurantların tamamı fahiş fiyatlara rağmen doluydu. Gecenin ilerleyen saatlerinde 3 kişilik yer bulup oturabildik ve ödediğimiz fiyat 160 tl idi. Yani fiyatlar oldukça yüksek ancak Bodrum’daki tatilciler de kriz dinlemiyor anlaşılan. Bodrum’a giderseniz Yalıkavak’ı da mutlaka ziyaret edin. Yaş ortalaması yüksek ancak havası ve sahili görülmeye değer. Bodrum ile ilgili yazımızın burada sonuna geldik ancak Bodrum’daki deneyimlerimizi sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz. Siz de Bodrum tatilinizle ilgili bilgileri aşağıdaki yorum formundan herkese ulaştırabilirsiniz.

Related Blogs

  • Related Blogs on Bodrum
  • Related Blogs on Fiyatlar

Bodrum Yunuslar Tatil Köyü

Odalar: Otelde 12 Dublex Aile Evi (2 Yatak Odası + Salon), 48 Normal Aile Evi (1 yatak Odası + Salon) olmak üzere toplam 60 müstakil aile evi bulunmaktdır. Toplam 264 yatak kapasitelidir. Tüm aile evleri denize sıfır konumda olup; teraslı ve deniz manzaralıdır. İletişim: 0252 522 41 01 Bodrum’da bulunan Yunuslar Tatil Köyü hakkında daha fazla bilgi için arşivimize göz atın.

Related Blogs

  • Related Blogs on Bodrum
  • Related Blogs on Bodrum tatil köyü